Friday, April 3, 2009

İkinci Güne Başlarken



Gece yarısı iki gibi başlayınca, kemoterapi "gün"leri il bizim günler karıştı. Bir şekilde birinci günü bitirdik, ikincideyiz.

O kadar geç saatte, 15 dakikada bir blood pressure ölçmek için aleti bileğinde tutunca, Nehir sonunda uyandı, ve uykuya dönmesi zaman aldı. Saat üç gibiydi, sanırım uyumuşum, saat altıda PCA ile uyandım. Geceki PCA yaşlıydı. Ve hemşirenin "Onlar siz söylemeseniz de altını değiştirirler" hikaye çıktı, dörtte gelmemiş, herhalde, altıda altını ıslatmıştı. Ben uyanıp da farketmesem, bezi değiştirip çıkacaktı.

Kıssadan hisse: Gecesi 5000 dolar olan bu odada, bu paranın karşılığı, 2008 model, sessiz çalışan elektrikli bir yatak...hatta kilit pedalını açınca alarm çalıyor..., havlu, oda temizliği...neyse PCAler aynı. Bu konuda bir istisna 9. katta çalışan biriydi. İşini çok güzel yapıyordu.

Kıssadan hisse: Ben bu işi üstlenmeliyim, zaten daha itinalı değiştiriyorum. Bakalım.

Neyse sonuçta geç başladık sabaha. Toparlanıyordukki, hızla kapıdan biri girdi, elinde kocaman bir sepet (çamaşı sepeti boyunda), içinde Nehir için, ve bizim için bir sürü şey...Yine bir battaniye, kocaman bir ayı, Dora DVDsi, şekerler, çukulatalar (hemen yokettik), fotoğraf albümü, crosswords, defter, mug, hot chocolate, kahve...etc etc. İnsanın şunu da alsaydık diyeceği her şey. Biraz sonra kapı yine açıldı, bu da sizinmiş diye, bu kez içinde çamaşır deterjanı falan olan, kirli çamaşır torbası geldi. Vallahi bir an gözlerim doldu, o kadar ince ve güzel düşündükleri için. Katı "sahiplenen" Grace Foundation'dan gelmiş hepsi.

Saat 11.30 gibiydi, duş alıp eve yola çıktım. Öncelik ve ana misyon makarna yapmak idi, ama gitmişken çamaşırı da yıkayayım dedim. Target'a uğrayıp, emzik için sterilatör aldım. Sonra eve gittiğimde bir baktım, mutfak tezgahında karıncalar. Zaten evden telaşla çıkmış, ve istediğim kadar toplayamıştım. Ben gerçekten de doğum öncesi, "nesting" period'a girmiş gibiyim. Evi de topladım, buzdolabında atılacaklar vardı..etc, etc...derken baba ne kadar uzun süren bir makarna yapışı diye telefonlara sarılınca, bir telaş döndüm.

Döndüğümde, asayiş berkemaldi.

İçeri girmemden üç dakika sonra, Russell içeri girdi.

Heyyy...Birincisi, benim yorumum, CHESAT ile ilgili sorun yaşayacakları kesinleşince, bu kez, daha önceki görüşmeden farklı olarak, "amendment"ı söylesinler, biz de hızlı bir şekilde açabiliriz dedi. Bu iyi haber. Dün yazmış olduğum doktora yazdın mı deyince, hayır dedi, ama ben, yazdım demedim, diyemedim, ayıp olacak gibi geldi. Sonuçta, o doktor "amendment"ı yaptık demişti. Yani zamanlama sorunu sanki yola girecek sanki. Ben "eligibility" meselesini üsteledim. Çünkü, Russell'ın düşüncesi, CHESAT'a başlatıp bizi, sonra "withdrawal" etmemiz, ve Ch14.18, olmazsa da 3F8'i almamız.

NY, bu işe ok demiş, transplanttan 60 gün sonra alabilirmişiz.

Ama biz, ch14.18'i istiyoruz, "eligibility"den emin olalım dedik.

Hatta, acaba Nehir'i boşuna bir aşı ile uğraştırmasak mı?? Russell bir zamanlar bağışıklı sistemiyle çok oynamaya gerek yok demişti...

Bakalım. Yola girecek gibi olması beni çok rahatlattı. En azından hiçbirşeysiz kalmayıp, NY'a gidebiliriz, bunu bilmek de iyi. Ama onlar IL-2 kullanmıyorlar. Bu durumda Özlem'le şakalaşırken, burada IL2, NY'ta GM-CSF'le kombinasyon..our own design...Bu espriyi Russell'a da yaptım ama çok gülmedi.

Dayanamayıp, "Sizin yerinizde olmak istemezdim, study'niz darbe aldı" deyince daha çok güldü. Aslında sadece ch14.18'i yapasak en iyisi. Çok kurcalamamış oluruz, ve deneysel yöntemler içinde en çok çalışılmış olanına ve sonuçları da iyi çıkmış olanına katılmış oluruz. Bilim Nehir'e hizmet etsin, Nehir bilime değil. Bu konu tabi, "dilemma" lar içeriyor. "Subject" olmadan bilim nasıl ilerler...

...

Russell gittikten sonra, acaba uyur mu dedim, Nehir...ve ben, ama hayır, uyumadık. Bir an, bu kemoterapi ilacında kafein mi var diye düşündüm ama sonra "maşallah" demenin daha iyi olduğuna karar verdim. M A Ş A L L A H.

Keyfimiz yerinde. Saat 19.30 itibariyle Nehir sızdı. Ben de bu yazıyı post edip, yatacağım, gece uzun. Bu geceki PCA geldi, ben mi değiştireyim, siz mi diye sordu, "anne değiştiriyor" demişler..."Please help yourself" dedim, bakalım nasıl bir performans olacak. Night full of surprises.

Ama anne bugün iyi bir multivitamine de başladı, atom karınca oldu mübarek!! Dr. Seuss'taki gibi, "Kid, you can move the mountains" diyordu ya, yaparım valla!

Foto: Sepetten nefis bir şapka çıktı, dgününde gelenlerden güzel olmasın ama hem çok yakıştı, hem de balık kızıma balıklı şapka olunca bayıldım. Öyle dalmış, Baby Einstein izliyor idi.

5 comments:

  1. Harika resimler, senin durusun harika, haberler harika yolunda hizla ilerliyor...

    Cok iyi basladi, hep boyle gececek ve bitecek!

    Her an kalbimiz sizinle. Sizi cok seviyoruz...

    ReplyDelete
  2. Go Nehir go!!!!!!

    Guclu kizim benim!!

    Boyle diyorum, sonra da icimden "aman guclu oldugunu herkese gosterme, hersey senin ustune kalmasin" diyorum. Hayat guclu insanlarin ustune daha cok yuk veriyor sanki.. Biraz narin, biraz nazli hatta biraz simarik olmak fena degil sanki!!!! Mahmut, n'olur kizma bana :) Yormasin bu hayat Nehir'imi istiyorum. O zorluklarin hepsini geride biraksin istiyorum, inaniyorum oyle olacak!!

    Hersey kolayca gecsin, gitsin bu 2 haftada......

    Opuyorum hepinizi, birbirinize iyi bakin!!!!

    Dip not: O karincalardan bizim evde de var, mevsim midir nedir????? Kurtulmanin yolu nedir bilmiyorum. Bilen varsa soylesin lutfen!!! Denenenler; limon, tum kimyasal bocek ilaclari :( , deterjan. Ise yaramiyorlar.

    ReplyDelete
  3. Aman Hande pesticides lara dikkat!!!!!!! NB ile de adaylardan biri. doğal bir şeyler vardir eminim, ve evet mevsimi herhalde.

    ReplyDelete
  4. Duygu Aksen CindorukApril 4, 2009 at 10:55 AM

    Karınca için çıktıkları yerlerin çevresine selobant (celoteyp?? seloteyp?) yapıştırın derler, çok işe yararmış ama denemedim.
    Ev kadını blogu gibi oldu bu mesaj birden. Yemek tarifi, püf noktası tadında. Fena oldu. Kusura bakmayın.

    Harikasınız Nehir ve Zeynep. Eminim Mahmut'da öyledir. Kendisine selam eder öperim:) Nasıl başlarsa öyle gider ve biter. Her şey çok güzel olacak!

    ReplyDelete
  5. merhabalar.
    öncelikle kızınıza acil şifalar diliyorum.sizede sabırr.blogunuzu takip ettiğim başka bir blogtan aldım umarım herşey yoluna girer kalbimiz ve dualarımız sizlerle resimler gercektende çok güzel melek gibi güzel bir kızınız var yanaklarından kokluyorum
    sevgiler...

    ReplyDelete