Monday, June 7, 2010

Dostluk

Dün (pazar) döndük yine RMH'ye. Odada hiç bağlanamayınca, yazamadım.

Cumartesi Nehir için bir kermes yaptı, arkadaşlarımız.
Nehir’le kanser yolculuğumuzun başından beri hep hissettiğimiz, dostluk, bugün bir kez daha gösterdi kendini.

Tuhaf bir durum. Karışık. Böyle bir durumda olmasak belki de hiç tadamayacağımız bir minnet hissi. Dostlarımızın biraraya gelip, bizi, Nehir’i düşünüp, “hadi” demeleri.

Handecim.

Ne diyeyim.

İsimleri yazmaya başlasam…eksik kalacak.

Teşekkür ediyorum. Herkese, düzenleyenlere, katılanlara.

Geçenlerde Gökçe yazmıştı. “Ne yapalım, Türk usulü bir şeyler yapmaya çalışıyoruz” diye. Gülümsemiştim. Evet, “fundraising” nedir bilmezken, yardım eden, ama nasıl yardım edilir çok da bilmezken, öğreniyoruz.

Ve en güzeli, biliyorum ki, artık öğrendiğimiz için, Nehir’i bir kez daha iyileştirdikten sonra da yardım edeceğiz. İnandığımız, öğrendiğimiz bir amacımız var artık.

Çocuklar kanserden kurtulsun. Onlar kanserle mücadele ederlerken yanlarında olalım. Mikey demiş, “Ben biliyorum, yaşadım, çocuklar neye ihtiyaç duyuyor” demiş. Evet, biz de biliyoruz.

Ben yine teşekkür etmek istiyorum.

Artık kanser kelimesini yazmaktan da çekinmiyorum. Öcü değil benim için artık. Anlaşılan duaları eksik tutmadan, batıl inançlardan kurtulma zamanı aynı zamanda. Negatif enerjiyi yutacak bir pozitif enerji yaymak lazım sadece. Şebnemcim, sen çok yaşa, Nehir’in doğumgününde, sendeki o rahatlığı görünce, nasıl da güzel anlatmıştın, “nazar”ı. Şimdi anladım arkadaşım. Bitti. Ama boncuklarım dursun. Seviyorum.

Pozitiflik bir anda gelmedi, bu haftasonu Cengiz ve Debra’da yine “normal”leşmişken, Cengiz bana muzik arsivini verince, ben de iki saate yakın müzik dinleyince, biraz doyunca müzige...

5 comments:

  1. Zeynep Hn, Hande Hn.in ellerine saglik sayesinde Cumartesimiz cok cok guzel gecti. Insallah siz dondukten sonra Nehir ile birlikte boyle bir kutlama yapariz. Cok opuyorum.
    Baska bir Nehirin annesi.

    ReplyDelete
  2. Esas ben senden öğreniyorum, sizden öğreniyorum Zeynepcim. Senin yüce gönlün sayesinde, laflara, fikirlere, niyetlere bile maddi değerler kadar önem verebilen aydın karakterin sayesinde senin yaşadığın bunca üzüntüye, maddi ve manevi sıkıntıya zerre kadar destek olamamış olan benim gibi bazıları bile kendimizi senin güzel sözlerinle iyi hissediyoruz. sıkıntıyı sen çekiyorsun iltifatı biz alıyoruz, oh ne ala oldu bak.

    destek olabilen, yanına gelen, maddi destek için buralarda çırpınan o güzel dostlar da kendi yaydıkları bolluk bereket kadar armağanlara kavuşsunlar tez zamanda, onlara da minnettarız hepimiz.

    tekrar yapacaklarmış diye duydum yani hem başkaları için hem Nehir için; umarım doğrudur.

    hepinize kocaman sevgiler.

    ReplyDelete
  3. En bastan anlatayim istedim. Bu 'Nehir icin' kermesi nereden basladi? Gamze bir gun bana telefon etti. "Hande, eltimin cocuklarinin gittigi yuva her sene bir kermes duzenleyip gelirini bir yerlere bagislarmis, bu sene Nehir'in tedavi fonuna vermeye karar vermisler" dedi. Icimden ve disimdan 'HARIKA' dedim. 2-3 gun icinde kermes oldu. Oraya gittigimde kendi kendime "bunca esya burada mumkun degil satilamaz, ben de Yasemin'in okulunda boyle birsey yapsam, buradan artan esyalari alsam" dedim. Ve iste hikaye boyle basladi. Yani fikir annesi Gamze'nin eltisi. Tesekkurler!!!!!

    Sonra bizim macera basladi. Neredeyse 15 kisi her gun bir suru e-mail... Ne olur, ne olmaz, hangisi daha iyi olur konusmalari, birinin aklina gelmeyen oburune mutlaka geliyor. Bir elin nesi var, iki elin sesi var usulu harika fikirler cikti ortaya. Son zamanlarda hava telasimiz oldu. Ama Nehir'imin sansina hava cok guzeldi. 15 kisinin her biri isin bir ucundan tuttu. Ve hepimiz hatta ailelerimiz, cocuklarimiz birseyler ogrendik. Mehmet, baska turlu ogrenemeyecegi, baskasi icin birseyler yapmanin ve baskalarinin hayatinda fark yaratmanin ne demek oldugunu biraz olsun anladi. Ben eminim bundan seneler sonra bile bu cumartesi gununu hatirlayacak. 'Ilk tecrubemdi' diyecek. Yasemin 'Nehir'in piyano (piyango) dersi' diyor :) ama olsun o da yavas yavas ogrenecek. Yani arkadasim, insan her yasta birseyler ogreniyor. Bundan 20 sene once bana sorsan herseyi biliyordum. Belki bilgim hala ayni ama bilgiyi kullanma seklim, onceliklerim cok farkli. Buyumek bu olsa gerek. Keske boyle olmasaydi. Ama baslamis olmaktan cok mutluyum. Bir baskasinin hayatinda fark yaratabilmek cok guzel bir tatmin. 20 yillik is hayatimda sadece bilanco uzerindeki, elimle bile dokunamadigim rakkamlarla ugrastim simdi sira gercek dunyada. Is hayatindayken hep kendi kendime derdim ki, 'donup baktigimda bunca yillik calismadan hicbir eser yok. Butce her sene sifirdan basliyor, kimse gecen sene ne oldugunu umursamiyor bile.' Simdi biraz olsun degistirebilirsem birilerinin hayatini, donup baktigimda bir tane bile gulen yuz varsa benden mutlu kimse olamaz. Nehir'im ogretti bunu bana. Ben tesekkur ederim, basta Nehir'ime ve hepinize...

    Birbirinize cok iyi bakin.

    Not: Sebnem'cim bitti sanma, arkasi yarin... :)

    ReplyDelete
  4. Ebru Tandoğdu ÖnalJune 7, 2010 at 1:11 PM

    Cumadan bu yana okuyamıyordum bir de şimdi öğrendim ki bir kermes olmuş :)) Nehir sinemaya gitmiş :) "Brace" ve nintendo sahibi olmuş :))

    Ne güzel hızlı hızlı gelişmeler ben yetişemiyorum. Süppper...

    Bir ricam olsa Kermes ve daha sonraki etkinlikler için ben de bişiler yapmak isterim beni de iletişim listesine alabilir misiniz Hande hanım? etandogdu@yahoo.com

    Sanırım aklınızda bir çok fikir vardır bende destek olmak bir şeyler yapmak isterim. Vakıflar ve derneklerle iletişim kurabilir birazda el işi bişilerle katkım olur.

    ReplyDelete
  5. Zeynepcim, ben de Hande'nin ne "müthiş bir orkestra şefi" olduğunu bir kere daha hatırlatarak başlamak istiyorum. Hande olmasa asla olamazdı! Evet herkes bir şeyler yapmak istiyor ve yaptı da elinden geldiğince ama, senin de çok iyi bildiğin gibi, biri çekip çevirmezse hepsi havada kalıyor.

    Bu hep Nehir'ciğimin şansı ama. Hande'nin de "müsait" zamanına gelmesi.

    Onun içindi bizim sana dememiz, "gel bizi organize et, buradakiler için de bir şeyler yapalım" diye. Ama daha zaman var, acelemiz yok. Emin ol, döndüğünde, biz de çok daha organize, hizmette sınır tanımayan, iletişim ağını inanılmaz kurmuş ve genişletmis bir ekip olmuş olacağız, yani, Nehir'le beraber gelişiyoruz, bilgileniyoruz, büyüyoruz.

    Gerçekten de müthiş şeyler yapabilecek bir potansiyel taşıyor şu senin Turkish team söyleyeyim.

    Birlikten kuvvet doğar, modern ve kısaltılmış deyimi ile "Sinerji". Ne kadar da "Turkish Team" ini tarifleyen bir söz Zeynepcim bir bilsen. Öyle bir sinerji yarattın/tık ki, sadece küçük bir yardım ettim diye beni bile doyasıya etkilerken, Nehir'in bundan etkilenmemesi mümkün değil.

    Canım arkadaşım gönlünü ferah tut, herşey yoluna girecek, girdi bile, aslında düzelecek, hem de beklenenden çok daha kısa zamanda, demeliyim galiba. Kimseye minnet de duyma çünkü, hepimiz sana minnettarız, böylesi duygusal anlamda isyanlara çok açık bir olay karşısında gösterdiğin metanet ve güç gibi, kalbini açışındaki doğallığın ve içtenliğin gibi, pek çok konuda bize örnek olduğun için...Herşeyin bir bedeli varsa, biz bu bedeli seninle birlikte ödemeye razıyız tatlım sen yeter ki bizi haberdar etmeye devam et.

    Bitirişi de herkesin önünde Hande'ye tekrar teşekkür ederek yapmak istiyorum. Hani ilk günlerde birbirimizden habersiz Zeynep ile yazışırken, bir yazımdan sonra sen de yazıma istinaden,...tanışmadık ama tanışdık varsaydım deyivermiştin ya...İyi ki seni de tanımışım bu vesile ile...sayın koordinatörüm!

    Hepinizi yanaklarınızdan kocan kocaman öpüyorum. Yapılan tüm iyilikler, ihtiyacı olanları bulsun, hem de en umutsuz anlarında onlara yaşama sevinci ve gücü olacak şekilde. Gerisi geliyor nasıl olsa...


    Son not: Arkadaşlarıma, davetiyeyi yollayan mailleri atarken, sonunda hep şöyle dedim, "bu tamamen gönüllü bir kadın hareketi". Tam de senin dün yazdığın, özlediğini söylediğin kız arkadaş sohbeti şeklinde gelişti yani. Kulaklarını her defasında çınlatıyoruz, bu saat farkı ile, uyuyamıyorsan bil ki bizdendir...

    ReplyDelete