Tuesday, November 30, 2010

Komşuluk: Carole

Şanslıyım.

Carole ile hemen yakınlaştık. Daha önce de yazmıştım. İki komşumuz da, Leslie ve Carole, bize gelir gelmez yakınlık gösterdiler. Ev sahibimizin etkisiyle sanıyorum. Ama esasen kendi hassasiyetleriyle...

Bu sabah Carole geldi. Nehir için bir fotoğraf albümü yapmak istediğini söylemişti bana. Ben fotoğraflardan bir seçki yaptım. Bugün ise Nehir'in yapmış olduğu elişleri ve resimleri fotoğrafladı. Ve oyuncaklarını. Başını ve karnını bantlmış olduğu minik canavarını. Bebeklerini. Eşyasını. Su şisesi, crocsları, hastanede giyemediği için yanında tuttuğu bale ayakkabılarını, çantası, gözlüğü, Leyla ile benim ona yazmış olduğumuz mektupları, Emre ve Ela'dan gelen kartlar. Nurgün'le İstanbul'da yaptıkları resimler...Ve saç bantlarının, kolyelerinin, bileziklerinin durduğu kutu. Nasıl da seviyordu, bakıp, seçip, takmayı. Bizde dijital kopyası olmayan, RMH'nin çektiği fotoğraflar...

Biraz ağladık. Ama kendi başıma yapamayacağım bir işi, birlikte yaptık.

Böylece Carole da biraz tanımış oluyor Nehir'i. Ve Nehir için bunu yapmak istemesi beni çok duygulandırdı. Bir kez daha bu yolculukta ne kadar güzel insanlara rastladık diye düşündüm.

Nehir'im, ah seni nasıl özlüyorum. Hele şimdilerde başlayan Christmas havasında. Christmas'ın benim için bir anlamı yoktu aslında, ta ki, önce Sasha Hanım'la başlayan ağaç işi, sonra da Amerika'nın, hastanede geçirdiğimiz günlerin getirdiği Santa merakı. Geçen yıl, kontroller için Houston'a gittiğimizde Nehir, pembe, minik çanta seçmişti, yılbaşı ağacı için.

Bu yıl ağaç yapmayı kaldıramayacağım. Aslında 2010 yılına veda ediyor olmak da beni çok üzüyor. Sanki Nehir'den biraz daha uzaklaşıyorum hissine kapılıyorum. Aramıza biraz daha mesafe girecekmiş gibi. Zamanda da geride kalıyor artık.

Derken Yeşim'in sözünü ettiği, Giving Tree 'ye baktım. Bilmiyorum tamamını süsler miyiz, ama Nehir için konmuş o süsleri görünce, ve adları. Çok duygulandım. Nehir çok sevildi, seviliyor. Bu yıl o ağacı süsleyelim öyleyse. Tüm mücadele eden, kendilerinden çok daha büyük mücadele veren, birbirinden güzel çocuklar için.

Yemek kitabı ve Ağaç. Böylece Bizim için tüm hastalıkta yanımızda olan Amerika'lı aileler, ve yaşadığımız tüm dostluklar, tanımış olduğumuz tüm güzel çocuklara geri vermiş olalım. Özellikle de nöroblastom araştırmasına katkıda bulunuyor olmak, bana çok iyi geliyor. "Şifa" için.

İnsanlığın sınırları yok.

12 comments:

  1. Nehir gibi güzel bir meleği özlememek mümkün mü? Ben hiç yanında olamadığım halde özlüyorum. Keşke o albümü bizimlede paylaşsanız veya kitabınıza koysanız. Bizde alsak Nehir bizim yanımızda da olsa.

    ReplyDelete
  2. Hayatımıza böylesine nüfus eden internet sağolsun, tanımadığımız insanların hayatlarına şahit olmak yeterince tuhafken, o hayatları sahiplenmek... Her sabah kardeşini düşünerek uyanmak ve onun için dua etmek, geride kalanların iyiliğine sevinmek, haber beklemek, alamayınca boşlukları doldurmaya çalışmak hatta bazen tahmin ettiklerinle bildiklerini karşılaştırıp onlara aslında ne kadar da yakın olduğunu yeniden görmek, hatta tanımadığın o çocuk için bir şiir yazmak sonra, o kadar özel ki kalbinde beslediğin, başka insanlardan kıskanmak kendi yazdığını kendinden bile saklamak. Hayat bir acayip. Sizin yazdığınız bir nokta bile çok değerli, ve son zamanlarda paylaşılan her şey, söyleyecek sözüm bile olmuyor tüylerim diken diken olarak eşlik ediyorum buradan hayatınıza ben de, geri kalan herkes gibi yani, eminim. Bu kadarı ne haddime bilmiyorum ama, sizi seviyorum Zeynep hocam. Şanslısınız, ve daha önce aileniz size sahip olduğu için çok şanslı demiştim, yanılmışım; yolu sizinle bir noktada kesişmiş herkes de öyle, benim gibi. Allah gücünüze güç katsın.
    Elif Dilek

    ReplyDelete
  3. zeynep hanım okurken gözyaşlarımı tutamadım... Nehir'i bende çok özlüyorum tanımadığım halde ,sizin acınızı düşünemiyorum bile.Allah sabırlar versin ,size dayanma gücü versin .
    Bengü ORUÇ

    ReplyDelete
  4. ZEYNEP HANIM,NEHİR İ BİZLERDE ÇOOOK ÖZLÜYORUZ... "NEHİR İYİ ÇOK ŞÜKÜR" YAZMANIZI ÇOK ÖZLÜYORUZ... O YÜZDEN KİTABINIZI BEKLİYORUZ, VE KİTAPTA ALBÜMÜ PAYLAŞMANIZI TALEP EDİYORUZ :)))

    NEHİR' İN AĞACINA SÜSLERİMİ KOYMAYA DEVAM EDECEĞİM... EN KISA SÜREDE AĞACIN DOLMASINI DİLİYORUM... GÜZEL GÖZLÜ MELEĞİMİZİN ONURUNA BU CANAVARLA SAVAŞAN BAŞKA CESUR BİR MELEĞE HEDİYE GÖNDEREBİLMEMİZ İÇİN...

    SEVGİLER
    HÜLYA

    ReplyDelete
  5. Canım benim iyi haberlerinizi almak çok güzel. mükemmel komşularınıza teşekkürler paylaştıkça hafifler insanın kederi. Albümü bizde görmek isteriz kısmet olursa Nehir.im için olan her şeyin önemi büyük.keşke bizde bir şeyler yapabilsek. üzülme yıllar geçsede mesafe kalbimizle beynimiz arası kadar olacak çünki Nehir içimizde akacak iyiki onu tanıdık hepinizi sevgiyle kucaklıyorum sizleri tanımak büyük ayrıcalık:)))

    ReplyDelete
  6. Ben dün baktığımda 9 süs asılıydı Nehir'in ağacına şimdi 29 olmuş!

    Nehir'in ağacını görmek için
    http://www.lunchforacure.org/family/givingtree.aspx?cid=623

    Kendi agacıma Nehir icin asacağım pembe süsün yerine bu ağacı nasıl süslerim diyenler için:
    https://www.lunchforacure.org/Donate.aspx
    Bu sayfada "I would like to make this donation in honor of / in memory of:" kısmında Nehir Bayazit'ı seçmeyi unutmayın :)

    Hadi ışıl ışıl olsun Nehir'in ağacı...

    Sevgilerimle
    Yeşim

    ReplyDelete
  7. figen büyüköztürkDecember 1, 2010 at 4:26 AM

    ben pek te sıcak bakmam aslında bu yılbaşı ağacı fikrine.Ama nedense bu yıl , 2 yaşındaki oğlumla kendimize minik, pembe bir ağaç yapmaya karar verdik.Nehir ablamız bizi ve onun için hazırlayıp süslediğimiz pembe yılbaşı ağacımızı görüp mutlu olsun diye..sabır ve sevgi dileklerimizle..

    ReplyDelete
  8. Nehircik çok şanslı onu bu kadar seveni varken. Albümü ben de merak ettim doğrusu. Allah sabır ve şifa versin. Sevgiler.

    ReplyDelete
  9. Sizden aldigim/iz her haber o kadar kiymetli ki. Cunku her haber Nehirle ve onun bize tanittigi dunya ile ilgili yeni bilgileri de iceriyor. Kitap gibi, yilbasi agaci gibi... Gerci sanirim bir ben beceremedim siteye girip susleri gondermeyi ama vazgecmeyecegim. ne de olsa bunu ogrendim.

    Komsulariniza bizim adimiza da cok tesekkurler. Hic beklemedigi anda insanin boylesine bir destegi yaninda bulmasi gercekten ozel olmali. Iyi ki varlar. Iyi ki varsiniz...
    Sevgiler

    ReplyDelete
  10. Insanligin sinirlari yok, ne güzel bir cümle..

    Allah sabrinizi artirsin, aciya tahammülünüzü kolaylastirsin...

    Minik melek, gittigin yerden güzel rüyalar üfle annecigine... O, seni cok özlüyor...

    Mehtap NG

    ReplyDelete
  11. Tatlım, Crowded House grubunun bir sarkısı var, bu aralar devamlı dinlediğim: "Four seasons in one day". Her dinledigimde ve yazılarını okudugumda, aynı oyle hissediyorum, bir suru farklı mevsimi, farklı duyguları aynı anda yasıyorum.

    Ben de Nehir'cigimi oyle cok ozledim ki. Tahmin bile edemezsin. Sana telefonda scrap book yapacağım dediğimde, aslnda ilk aklima gelen Nehir olmustu, ama bende o kadar da cok fotografı olmadığı için senin donusunu beklemeye karar vermistim. Simdi biraz kıskandım acıkcası Carole'u.

    Sen degil Zeynepcim esas seni tanıyanlar sanslılar. Ablam da bayramda gittigimde benzer bir cumle ile hayatında iz birakan insanlardan biri oldugunu soyledi. Sayende Nehircigim de iz bıraktı, ve bırakmaya da devam ediyor...

    Her gecen gun hayattan aldığın zevk ve dayanma gucun katlanarak artsın insallah Zeynepcim.

    Dostlarına tekrar tesekkurler.

    ReplyDelete
  12. Kizimla dun barneyi izlerken geldiniz aklima..
    Blogunuzda okumustum saniyorum.. Biz de bu sarkiyi cok sevdik her ne kadar henuz kizim soyleyemese de dansediyor bu sarkida.
    I love you
    You love me
    We're a happy family.....

    Sevgiler

    ReplyDelete